Photos

3-latest-1110px-slider
herkesin doğrusu farklı bu nedenle bataklık gülü olmanın faydası yok
düşüncenizi düşünün
birine sahip olmak istiyorsan. ona kelepçe yerine kanat takıcaksın. uçabildiği halde hâlâ yanına konuyorsa. o senindir.
YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa... Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar. yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz bin kez korkuya boğdular zamanı bin kez ölümlediler yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız ellerimiz, taşın ve toprağın elleri. yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık törenlerle dikilirdik burçlarınıza. türküler söylerdik hep aynı telden aynı sesten, aynı yürekten dağlara biz verirdik morluğunu, henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz... Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne ne tan atışı doğumların sevincine ey bir elinde mezarcılar yaratan, bir elinde ebeler koşturan doğa bu seslenişimiz yalnızca sana yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Saraylar saltanatlar çöker kan susar birgün zulüm biter. menekşelerde açılır üstümüzde leylaklarda güler. bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler... Şiirler doğacak kıvamda yine duygular yeniden yağacak kıvamda. ve yürek, imgelerin en ulaşılmaz doruğunda. ey herşey bitti diyenler korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. ne kırlarda direnen çiçekler ne kentlerde devleşen öfkeler henüz elveda demediler. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Adnan YÜCEL
tanrının verdiği fırsatları değerlendirin
hayatta en önemli şey ne istediğini bilmektir Katlanman gereken şeylere katlanamazsan hiçbir zaman istediğin şeyi elde edemezsin
İYİ YÖNÉTİLEN ADALET, İYİ BİR HÜKÜMETİN EN SAĞLAM SÜTUNUDUR
doğanın sizi en çok sevdiği zamanlar, herkesin barınaklarına kaçtığı yağmurlu rüzgârlı fırtınalı zamanlardır aslında doğayı seviyorsanız bu zamanlarda doğaya çıkın
tanrının en büyük günahı ; erkekleri, kadının nefret ettiği iğrenç bulduğu en pis organına esir etmesidir.
İhanet hoşa gitse de hain asla sevilmez
İnsanın en güçlü olduğu an Yanlış yaptığını anladigi andır
sana, bilmen gereken şeyleri söyleyecek kişiyi bul
Kulluğunu sorgulamayan kul şeytanın kulu olur

Soğuk bir kış sabahı sahildeki küçük bir köyden bir balıkçı filosu denize açıldı.

Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu.

Gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti.

Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini açıp, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Tanrı'ya yakararak kıyıda dolaştılar.

Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı.. Hiçbir şeyi kurtarmak mümkün olmadı.

Gün ışırken, herkes sevinçle balıkçı teknelerinin tümünün sapasağlam limana döndüğünü gördü..

Kıyıda ağlayan tek kişi vardı. Yangında evi kül olan kadın..

Kocası karaya çıkarken "Mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yangında kül oldu" diye haykırdı.

Adam karısına sarıldı.. "O yangına şükürler olsun! Gecenin zifiri karanlığında, o müthiş fırtınada, dağ gibi dalgalar arasında,yanan kulübemizin ışığı sayesinde bütün tekneler, yolumuzu bulduk ve salimen dönebildik."

HAYAT BU

Üzülüyorsun, takma diyorlar,

Kızıyorsun, değmez diyorlar,

Boşveriyorsun gamsız diyorlar.

Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar,

Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar,

Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.

Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar,

Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar..

Ölünce ne diyecekler?

Muhtemelen ...ölüm sana yakışmadı.

Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler !


Neyzen Tevfik demiş ki:

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer...

İçsen de tükenir içmesen de;

Bu yüzden hayattan tat almaya bak...

Çünkü yaşasan da bitecek...,

yaşamasan da...

 "sevilen,seveni düşünür dile"

 " Bilmediğiniz şeyler , sizden çok büyüktür"

 "Hayatımda yolcu olmaktan bıktım "

" İçimizde düşman olmazsa dışımızdaki düşman bize zarar veremez"

 Ne yapacağını bilmek her zaman kolay olmaz

 “ hiçbir şeye gönüllü olma”


 Niye var olduğumuzu anlamamız gerekiyor

 İnsanlara yardım edemeyeceğim durumlar olabileceğinden dolayı doktor olmayı tercih etmem


Bir erkek, kadın için bir kitap yazsa kaç cilt kitap yazar tahmin edemiyorum falat bir kadın erkek için bir kitap yazsa ,

bir sayfa tutar

Teselli aramaktansa

teselli vermeyi

Anlaşılmaktansa 

anlamayı 

sevilmektense 

sevmeyi

Öğrenin

 Herkesin bir eksiği vardır

Eksiğinizi bulun

Daha güçlü olacaksınız

 Kendilerini haklı göstermeye çalışanlar da kötülük için yola çıkanlar kadar çok kötülüğe neden olurlar

 Zeka zamanla ilgili

Akıl süreçle ilgili

Zeka zamanı yönetir

Akıl süreci yönetir

 Ölmesi için yaratılmış bedeninizin anlamı ne

Korumanız gereken bedeniniz değil Ruhunuz


 Yalancılar ölür.

Yaşayanlar yalanları unutur.


 Zaman , sahip olduğu her şeyi geri alır

Dünyayı ve yaşamı daha çok sevdiren insanlarla bağ kurun ve onlara yaşamı ve dünyayı daha çok sevmelerini sağlayın

 “ doğru şeyi yapmak için sebebe gerek yok”

Geçmişi olmayan. Kimsenin geçmişi hatırlamadığı bir yere gitmek istiyorum .

Böyle bir yer var mı acaba ?

 Gerçek şiir gibidir

Ve çoğu insanı şiirden nefret eder


 Tarih yazıldığında katiller kahraman olur

 yanlışlarından hatalarımdan kaçarak kurtulamazsın

 Ölünce sonsuza dek öleceksiniz

Bilin istedim

 Ölümle aranızda olan tek şey kendiniz olduğunda hazır olun

 ➖Hayattaki en kötü şey, seni yalnız hissettiren insanlarla olmak...

 

Buğday Tanesi


İbrahim Karaca-Mehmet Gümüş

Bekle Kar Altında Kalan Buğday Tanesi
Yine Onun Sularıyla Yeşereceksin
Göz Yaşların Çare Değil Ağlama Büyü
Başını Dik Tutabilirsen Boy Vereceksin

Her Yanında Allı Morlu
Güller Açar Türlü Türlü
Bu Fırtına Dünden Belli
Baş Edeceksin

Korku Kar Eylemez Bir Kez Yola Düşene
Sen Bir Aşkın İçindesin Yaşayacaksın
Her Yanını Börtü Böcek Sarsa Ne Çıkar
Toprağa Sıkı Sarıl Baş Edeceksin

Her Yanında Allı Morlu
Güller Açar Türlü Türlü
Bu Fırtına Dünden Belli
Baş Edeceksin

 "Çanta çalmak bir suç, servet çalmak bir cüret, taht çalmak ise yücelik göstergesidir. Suç büyüdükçe kabahat küçülür."

— Friedrich Schiller

 ”Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır.

 Güçlü insanlar iyi zamanlar getirir. 

İyi zamanlar zayıf insanlar yaratır. 

Zayıf insanlar zor zamanlar getirir.”

 Dünyada bu kadar kötülük varken

Gökyüzünde tanrı olduğuna inanmak çok zor


 Zaferi satın alamazsın

Ama size bu şansı yaratabilecek kişiyi satın alabilirsin


 İleride neler olacağını düşünüyorsanız onlar şu anda olmaktadır zaten

 Bizim en büyük eksikliğimiz değerlerimizi bilmeden yaşamak değerlerimizi güncel tutmamak onları yaşatmamak yaşamamak onlara sahip çıkmamak

Değerlerimize ancak saldırıldığı zaman sahip çıkmaya çalışıyoruz onların bizim değerlerimiz olduğunu hatırlıyoruz

Değerlerimizi her zaman canlı tutmamız saldırktan sonra değil saldırılmamadan önce sahip çıkmamız lazım

 Erkek doktorun muayene etmesine izin vermediği karısını inancı için sözde inanç hocalarının koynuna atan bir inanç sistemi nasıl kurulabiliyor


geçmişe dönebilsem

Sahip olduğum her şeye dönsem

Kendimi anlatabilsem

Kendimi yaşatabilsem

 YAŞI 50/75 ARASI OLANLAR MUTLAKA OKUYUN

Bir solukta okuyacağınız çok güzel bir yazı.
Hepsi şahsına münhasır özel üretilmiş, yokluklar içinde yetişmiş yaralı bir nesil…....
PEKİ KİM BUNLAR?
1945 ile 1970 yılları arasında bu dünyaya merhaba demiş en genci 50, en delikanlısı 70 yaşında HALA 18’LİK DELİ TAYLAR GİBİ İDEALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞAN HESAPSIZ BİR NESİL..?
Hiçbirinin altına hazır bez bağlanmamış…
Şeker çuvalından pantolon, canik lastikten ayakkabı giymiş…
Okulda ABD süt tozu içirilerek beslenmiş, bir garip nesil…
Hiçbirinin renkli çocukluk resmi olmamış…
Hatta hiç bebeklik çocukluk resmi olmamış…
Hiç biri kreş, dershane, özel okul görmemiş…
Ama hepsi ders verecek kadar bilgi sahibi...
Harp görmüş, darp görmüş…
En azı 5 ihtilal, 6 muhtıra, 7 post-modern darbeden sağ salim paçayı yırtmış…
En azı 10 ekonomik krizden nasibini almış…
Tecrübe abidesi yoklukla terbiye edilmiş, direnç abidesi bir nesil...
Ne yaptıysa yoluyla yordamıyla kendi meşrebine uygun ahlakına yakışanı yapmış.
68’liler de 78’liler de bu neslin deli tayları, ipe sapa gelmeyen savaşçıları,
Bunlar bu neslin üretim harikası mı yoksa üretim hatası mı tartışılır ama bu neslin istisnasız tamamı karşılıksız hesapsız bu vatanı sevmiş…
1950 ve 1970 yılları arasında doğanlar gerçekten özel üretim, çoğu yatılı okumuş, kardeşlik ve paylaşma duygusu zirve yapmış…
Çok kitap okumuş, en azı liseyi bitirmiş, hayatı yaşayarak öğrenmiş…
Çoğu simitçilik, olmadı ayakkabı boyacısı, tamirci çırağı, inşatta amelelik, pazarcılık hamallık yaparak okul harçlığını çıkarmıştır…
Ne ailesine ne devletine ekonomik yük olmamış, geneli bir baltaya sap olmuştur…
Muhanete muhtaç da olmamış, ezilmiş ama ezik kalmamış.
Dik durmuş dikleşmemiş kendi şahsına münhasır özel bir nesildir…
Görevini, sorumluluğunu bilen… Onuru için bir pireye bir yorgan yakan, öfkeli hırçın bir acayip nesil bu 1950 ile 1970 yılları arasında doğanlar…
İyi bakın, bunlar bu son kalan kadife ye sarılmış çelik yumruk misali yumuşak gözüküp indiği yeri dağıtan bu özel neslin öfkesinden sakının.…
Bunlara iyi bakın, Çünkü bunların nesilleri tükenmek üzere…
Bunların üretimi sonlandı…
Kullanım sureleri doldu, tedavülden kalkıyor…
Neden bu nesil özel biliyor musunuz..?
Bu neslin üzerinden silindir gibi devlet geçti…
Dozer gibi dünya milletleri geçti…
Hayat bu nesli sınadı, ama tüketemedi…
Bu nesil, ihanetin acısını, dost hançerinin sancısını, ölümüne yoldaşlığı, mezara kadar arkadaşlığı bildi…
Dostu için can vermeyi de, son lokmayı paylaşmayı da, sadakati de vefayı da bildi…
Bu nesil, katı, aksi, deli, serttir…
Onun için1950 ile 1970 yılları arasında doğmuş, hala inadına yaşayan, ana baba, amca, dayı, teyze, hala, yenge dede anneanne babaanne her neyiniz varsa değerini bilin..!
Çünkü bunlar elinizdeki son değerli hazinelerinizdir…
Oturun onlarla konuşun, dinleyin onlardan geçmişi öğrenin.
Sonra arar da bulamazsınız…
Çünkü onlar yakın tarihin son canlı kaynak kişileri, her biri iki ayaklı sözlü yakın tarih kitabıdır..

 NEDEN KÖPEKLER İNSANLARDAN DAHA AZ YAŞAR?

İşte 6 yaşındaki bir çocuğun şaşırtıcı cevabı:
Bir veteriner olarak Belker isimli, 10 yaşındaki İrlanda cinsi bir kurt köpeğini muayene için çağrılmıştım.
Köpeğin sahipleri Ron, eşi Lisa, ve küçük oğulları Shane olmak üzere köpeklerine çok bağlılardı, ve bir mucize umuyorlardı.
Belker’i muayene ettim ve kanser sebebiyle ölmek üzere olduğu teşhisini koydum. Aileye Belker için yapacak bir şey kalmadığını ve izinlerine istinaden evde uyutarak ötenazi uygulamayı teklif ettim.
Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra aile 6 yaşındaki oğulları Shane’in de uygulamayı görmesinin iyi olacağını söyledi. Shane’in bu tecrübeden bir şeyler öğrenebileceğini düşünüyorlardı.
Ertesi gün yine boğazımdaki o tanıdık düğümlenme ve aile ile köpeğin etrafında toplandık. Küçük çocuk köpeğini son bir defa severek “Hoşçakal” derken o kadar sakindi ki, ne olup bittiğini anlamadığını düşündüm. Birkaç dakika içinde Belker sessiz bir şekilde hayata veda etmişti.
Küçük çocuk ilginç bir şekilde Belker’in gidişini herhangi bir zorluk yaşamadan kabul etmişti. Belker’e veda ettikten sonra aile ile oturmuş “köpeklerin neden insanlardan daha az yaşadığını” sorgularken küçük çocuk aniden “ben sebebini biliyorum” dedi. “İnsanlar iyi olmayı, doğru bir hayat yaşamayı ve herkesi sevmeyi öğrenmek için doğar ve yaşarlar değil mi?” Küçük çocuk konuşmasına şaşkın bakışlarımız arasında devam etti “Köpekler zaten bunların tümünü bildikleri ve uyguladıkları için bizim kadar uzun kalmalarına gerek yok ki!”
Küçük çocuğun konuşması üzerine düşünmeye başladım,
Basit yaşa
Koşulsuz sev
Derinden hisset
İyilikle ve içten konuş
Eğer köpekler birer öğretmen olsalardı bize neler öğretirlerdi?
Sevdiklerin eve geldiklerinde mutlaka koş ve karşıla
Hiçbir eğlence ve mutlu olma fırsatını kaçırma
Yüzüne vuran rüzgâr ve temiz havanın keyfini delicesine çıkar
Kısa uykulara dal
Kalkmadan önce germe hareketleri yap
Her fırsatta koş, zıpla ve oyna
İlgiden sıkılma ve insanların sana dokunmasına izin ver
Küçük bir havlama yeterli ise sakın ısırma
Sıcak günlerde küçük bir mola verip sırt üstü çimlere uzanmayı unutma
Çok sıcak günlerde bolca su iç ve gölgeye sığınmayı unutma
Mutlu olduğunda tüm vücudunla dans et
Küçücük yürüyüşlerin bile keyfini çıkar
Sadakatli ol
Asla olmadığın birisi gibi hareket etme
Eğer istediğin şey derinde gömülü ise onu bulana kadar pes etme ve kaz
Eğer birisi üzgünse sessizce yanına otur ve kibarca destek ol
İşte köpeklerden öğrenebileceğimiz mutluluğun sırları!

 Eskime çağını yaşıyoruz

Her şey o kadar hızlı ve çabuk eskiyor ki

Her eskime bizden bir şeyler alıp götürüyor 

kaybediyoruz eksiliyoruz 

 İçinizdeki sahte varlığı öldürdüğünüzde Ölümsüz  olacaksınız

 "ister kum tanesi olsun isterse kaya, 

ikisi de aynı şekilde batar suya"

 Dün Götgılı olanlar, kemer’de sıkacak delik kalmayınca, MKnin askerleri oldular. yarın bir deliklik karınları doyunca, tekrardan Götgılı olurlar.

 “Her günü son gününmüş gibi yaşarsan, bir gün mutlaka haklı çıkarsın”

 Eyyy dinci yobazlar,

cennete gideceğinizi düşünüyorsanız,
neden hemen ölmüyorsunuz

 Herkes, karşısındakinden alacaklıymış gibi düşünüyor.

Ve sevgi kayboluyor.

 İnsanlar neden şiddetli sever biliyor musunuz .

iyi hissettirdiği için tabii ki.
insanlar şiddeti son derece tatmin edici bulurlar.
Ancak tatmin yok olunca eylemin içi de boşalır.

 Kimsenin hayal Edip yapamayacağı şeyleri yapan insanlar var oldukça , her zaman Dünya daha teknolojik ve daha farklı olacak

 “Bu dünyaya ölmek için geldiniz, yaşayarak, ölümü hak edin”

 TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YIKAMAZSINIZ . PİSFAŞİSTZIRCAHİL DİNCİYOBAZLAR

 SAHİP arayan insanlar var oldukça.

Asla kölelik sona ermeyecek

 Yenilerini yapacak kadar güçlü değilsen,

Asla kanunlara karşı gelme

hayat

 her çırptığında, kanadındaki tüylerin döküldüğünü bilerek, en uzak yere gitmeye çalışmaktır hayat.

Anne ve babaların, çocuklarının gelişimine katkıda bulunabilmelerine engel olan en büyük etken onları çok sevmesi ve bağımlı olmalarıdır. 

 İstanbul bir kaçıştır

Bir fırsattır 

Sevdiklerinden kaçıştır 

Sevemeyip kaçmaktır

Sevenlerden kaçmaktır

Sevilmeyip kaçmaktır 

Kaybolmaktır

Çokluğun içinde

Simit atmaktır martılara

Koskoca İstanbul da

Rast gelmektir tanıdığa 

Ömrünü vermektir

Karmaşaya

Yalnızken çok olmaktır 

Çoklukta yalnız

Ölmektir İstanbul 

 rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu, uyanmaktır.

 borç üreten kazanır

 akıllı düşünene kadar deli çoluğunu çocuğunu everir miş

 çivi çıkar, yeri kalır

 benim karşımda, BENim olmasını istemezdim

 insana doğruyu yaptırtmayan, korkusudur

Bekarlık sultanlık mı ?

Sözü kesilir

Listesi asılır

Nikahı kıyılır

Söyleyin beyler 

Mutluluk bunun neresinde 

30.01.1987

nereye gittiğini , pusulan göstersede.

nasıl gittiğini gösteren, arkanda bıraktığın , ayak izlerindir.

 Gidenlerin acısı yüktür yüreğimde

Kalanların sevgisi tutar isyanımı

 Mutlu olmak istiyorsanız öncelikle mutluluğunuz tanımını yapın 

 TANIMSIZ ŞEREFSİZLİKLER VE ONURSUZLUKLAR İÇİNDE ZENGİN OLARAK YAŞAMAKTANSA, ŞEREFİM,GURURUM VE İNSANLIK ONURUMLA YOKSUL OLMAK TERCİHİMDİR.

 Yaşamanın,insan olmanın zevklerinden uzak , kin, nefret dolu, onursuz, gurursuz, ahlaksız, cahillik gururunun ayakta tuttuğu zavallı bir ulus

 Umarım öldükten sonra hayat vardır

Yoksa hiç yaşamamış olacağım 

 Sevmek, tekil midir, çoğul mudur 

 Çocuklarımızdan bizi yoksun bırakan dünya 

kişi ve olaylar, sistemin size sunduğu yemlerdir
sistemi yargılayın. sistemin içindekiler size sunulmuş yine sisteme hizmet eden araçlardır
sizin istemenizle
sizin kızmanızla
sizin sevincinizle
sizin kavganızla
sizin davanızla
hiç bir şey değişmeyecek
bilmediklerimiz üstüne kurulmuş bir sistem var
bu sistemi bizim oylarımızla kurdular
bu sistemi bizleri aldatarak kurdular
sahnelenen olayları ve kişileri gözümüze sokarak
bu sistemi yönetiyorlar
olaylara ve kişilere takılmayın
sistemi sorgulayın ( akıllı olun akıllı )
HİÇBİR ŞEY OLMADAN DÜŞÜNEMEZSİNİZ
DÜŞÜNEMEZSENİZ DOĞRU KARAR VEREMEZSİNİZ.
DÜŞÜNMENİZ İÇİN BİRŞEYLERE İHTİYACINIZ VAR
SİZİ DÜŞÜNCELERE GARKEDENLERİN KIYMETİNİ BİLİN.
YAŞAYARAK ÖĞRENMEK YERİNE
DÜŞÜNEREK ÖĞRENMEYİ SEÇİN
YOKSA ZAMAN KAYBEDERSİNİZ
YA DA ÇOK ŞEY KAYBEDERSİNİ
Kuran dan fiziksel ibadetleri cikartirsak geriye ne kalir ? 
MAZLUMLAR SUSTUKCA
ZALIMLER DAHA ZALIM OLACAK
KAVGA, SAGCI ILE SOLCU NUN KAVGASI DEGIL
ZENGINLERIN IKTIDAR KAVGASIDIR.
ALET OLMAYIN
Hak kı , zulüm varken görmeyenler , zulmün harabından sonra gördüklerinde, harap olanların üstündeki veballeri altında ezilip af dileyecekler ama affedilmeyecekler
Çocuk olmayı istemek için büyümek gerekiyor
yaşamak güzel
herşeye rağmen
benim herşeyim
başkasının hiçbirşeyi
başkasının herşeyi
benim için hayal
benim hayallerim
başkasının herşeyi
Herşey,
masum isteklerle, duygularla başlar
dibini düşünmeden dalarız göle
kafamız çarpınca
anlarız
suyun dalınmayacak kadar
derin olmadığını
herzaman derin düşünmenin faydaları.
dünyadaki en büyük fahişe PARA dır.
''Bizde yanlış olmaz ''
diyen
bilin ki , yanlış yapıyor
yaşamlar vardır
kırık döküklüğü içinde mutlu.
yaşamlar vardır mutlulugu içinde
kırık dökük.
İnsanlığınızı sınamadıysanız biran önce sınayın
senin beni sevmen
benim senin sevdiklerini sevmem ile sınırlı ise beni sevme
haklı olmaktansa mutlu olmayı tercih ederim

Insanlar, gelecekte ,

konuşarak değil düşünerek

anlaşacaklar .


TÜM ÖMRÜNÜZÜ BİR ANa DEĞDİRMEDEN ÖLMEYİN